İmajinasyon ve Parapsikoloji Çalışmaları

18.06.2017
305
A+
A-

İmajinasyon ve Parapsikoloji Çalışmaları, İmajinasyon nedir, imajinasyon nasıl yapılırİmajinasyon ve Parapsikoloji Çalışmaları – İmajinasyon Nedir? Parapsikoloji ile ilgili çalışmaların temel kavramlarından biri de imajinasyondur. İmajinasyon resmetmek, canlandırmak, bir görüntüyü birebir zihnimizde oluşturmak anlamlarına gelir. İmajinasyon hayal etmekle birbirine yakın kavramlar olsa da imajinasyon kavramında daha fazla bilinç söz konusu olduğu için parapsikoloji ile olan bağı daha fazladır. Telekineziden Astral Seyahate; Telepatiden Duru Görüye kadar çok farklı alanlarda adı geçen imajinasyon neden bu kadar önemlidir ve ne gibi etkileri vardır?

Neden İmajinason? imajinasyon ve Parapsikoloji Çalışmaları

Astral seyahat, telekinezi, telepati, durugörü, aura ve daha bir çok alanda geçen bir kavramdır peki neden imajinasyon? Yaşadığımız maddi alemde tüm algılarımız duyu organları ile sınırlıdır. İmajinasyon bu sınırı aşmanın yollarından biridir. Eğer doğuştan gelen bir yeteneğiniz yoksa ve imaj bağları kendiliğinden oluşmuyorsa ruhsal katlarla irtibat kurmanın yolu, zihinde oluşturulan bilinçli görsellerdir. Maddeyi oluşturan yapı taşlarının sözlerden ve duygulardan etkilendiğini mutlaka okumuşsunuzdur özellikle suyla yapılan bilimsel araştırmalarda suyun kristalleşmesi sırasında sarfedilen sözlerin oluşan kristal motifleri üzerinde etkili olduğu kanıtlanmıştır. Tıpkı bunun gibi zihinde oluşturulan görüntüler de ruhsal anlamda bir bağ kurmada kullanılır. Telepati ile iletişim kuracağınız birini düşünmeniz ve konu ile ilgili oluşturacağınız görseller gerçekte o kişi ile aranızdaki bağın oluşmasında etki oluşturur.

İmajinasyonun Gücü ve Etkisi

Oluşturulan imajlar doğrudan ruhsal katlarla ilgili olduğu ve üzerinde bir bilinç bulunduğu için o kadar güçlü bir etki ortaya çıkar ki verici tarafından yeterince güçlendirilmiş bir imajinasyon verisi ile dünyanın diğer ucundaki birisi ile irtibat kurulup istenilen etki elde edilebilmektedir. Bu alanda Faraday kafeslerinde yapılan testler bu etkinin ne kadar güçlü olabileceğini göstermiştir. Prof. Vassilyev telepatik yetileri olan Tomaşevski’yi radyasyonu durdurabilen kurşun bir hücrenin içerisine koyarak üzerini de civa dolu bir oluk içine girmiş olan kapağı kapattı. Faraday kafesinin içerisinde bulunan Tomaşevski’nin hiçbir şekilde telepatik yeteneklerini kullanamayacağı düşünülüyordu. Ancak Tomaşevski’nin hazır olarak bekletilen bayan denek Fedorava’yı zihninde uyuyor olarak canlandırmasından kısa ve süre sonra Fedorava şuurunu kaybetti. (Telepati ve Telepatik Çalışmalar ve Telepati Tekniği ve imajinasyon – Cinden öğrenilen )

Bu ve benzeri deneyler gösteriyor ki zihinde oluşturulan görseller diğer insanlarla irtibat kurmak için ruhsal bir kanal olarak kullanılabilmektedir. Benzer durum telekinezi çalışmaları içinde geçerlidir. Maddeye etki etmek veya bir enerji oluşturmak istediğinizde öncelikle enerjinin kaynağından çıkıp istenilen noktaya ulaştığını ve ortaya çıkmasını istediğiniz etkinin oluştuğunu zihninizde canlandırmanız gerekir. Bu imajinasyon (canlandırma) istenilen sonucun ruhsal katlarda madde planında gerçekleşmeden önceki ilk aşamayı oluşturur. Düşüncelerimiz ve zihnimizde oluşturduğumuz canlandırmalar hem kendimizde hem de çevremizde belli oranlarda bir etki oluşturur. Ortaya çıkan sonuç zihnimizde oluşturduğumuz resmin ne kadar canlı olduğu ile ilgilidir.

İmajinasyon ve Dalga Boyları?

Zihnimizde canlandırma yapmak zor değildir, düşünmek yeterlidir ancak istediğimiz netliği ve etkiyi sağlayabilmek için beynimizin belli bir dalga boyunda bulunması gerekir. Gündelik yaşamımızda beta dalga boyunda yapacağımız canlandırmalar eğer belli bir deneyiminiz yoksa yeterince etkili olmayacaktır. İstenilen etkinin sağlanabilmesi için beynin Alfa ve Teta dalga boylarında olması gerekir. Meditasyon veya nefes egzersizleri ile ulaşabileceğimiz (Tefekkür ve derin düşünce buna dahildir. Belli bir tecrübe kazandıktan sonra tetikleyici kelimeler ve hareketlerde yeterli olabilmektedir) derin trans sonrası alfa ve teta dalga boyları hipnoz altındaki deneklerin istenilen her görüntüyü oluşturabildikleri evredir. Bu evrede oluşturulacak imajlarla cisimler üzerinde etki, astral seyahat, telepati gibi çalışmalarda istediğimiz sonuçları elde edebiliriz. Aslında bizim hayal ve imaj dediklerimiz resmettiklerimizin gerçekleşmeden önceki ilk evreleridir.

İmajinasyon Nasıl Yapılır?

İlk aşama ne yapmak istediğimizle ilgilidir. İmajinasyonu hangi alanda ve ne için kullanmak istediğimizi bilmemiz gerekir. Telekinezi, telepati, astral seyahat, duru görü veya aura çalışmalarında kullanacaksak kullanım amacımıza uygun bir şablon belirlememiz gerekir. Bu şablonlar bizi amacımıza götürecek küçük imaj hikayeleri şeklinde de olabilir.

Eğer imajinasyon çalışmalarında yeni iseniz veya imajinasyonunuzu güçlendirmek istiyorsanız öncelikle derin trans evresine geçmeniz gerekir. Nasıl Transa Geçilir? Linkinde bulunan çalışmayı yaparak alfa-teta seviyesinde çalışmalarına başlayabilirsiniz. Aşağıdaki linklerde kurgular halinde telepati, telekinezi ve astral seyahat imajinasyon çalışma örnekleri mevcut. O örneklerden yola çıkarak kendi imajinasyon çalışmalarınızı geliştirebilirsiniz.

Telepati alanında imajinasyon çalışmaları içinTelepati ve İmajinasyon Çalışmaları

Telekinezi alanında imajinasyon çalışmaları içinİmajinasyon ve Telekinezi Çalışmaları

Astral Seyahat alanında imajinasyon çalışmaları içinAstral Seyahat ve İmajinasyon Çalışmaları

İmajinasyon ve Parapsikoloji Çalışmaları konusu tümüyle kişiye özeldir duyuşsal, görsel, hissel ve dokunsal özelliklerinize göre imajlarınızı dizayn edebilirsiniz.

 

“Mantık sizi A noktasından B noktasına götürür. Hayal gücü ise her yere.”
“Hayal kurmak bilgiden daha önemlidir, çünkü bilgi sınırlıdır, ancak hayal tüm dünyayı kapsar.”
Albert Einstein

İmajinasyon ve Parapsikoloji Çalışmaları

www.parapsikoloji.net – 18 Haziran 2017

BİR YORUM YAZIN

Yorumunuzu veya Sorunuzu Yazın

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 8 YORUM
  1. Tembel İko dedi ki:

    Peki bu imajine tam olarak şu şekilde mi oluyor: gözler kapalı, karanlıktasın ve rastgele şekiller oluşuyor veya oluşmuyor. Bu karanlığın ortasında bir elma yı karanlığı ve gelen şekilleri gördüğün gibi görüyorsun.
    Yoksa gözler açık veya kapalı fark etmeksizin, zihninde canlandırdığın bir şeyi gözlerinle görmeden(yukarıdaki bahsettiğim tarz bir görme) en ayrıntısına kadar canlandırabilmek(tat, koku, ses, dokunma.) istediğin an o canlandırdığını istediğin gibi hareket ettirebilmek, durdurabilmek?
    İlki imaj, ikincisi basit bir hayalden ibaret midir? Yoksa ikisi de imaj mıdır? Peki ikiside imajinasyona kategorisine girebiliyorsa; ikinciden, ilk yazdığım örneğe varılabilir mi? Varılabilirse şayet, sıradan teknikler yeterli olur mu? Biraz uzun oldu ama bu ayrımı ne kadar düşünsem ve araştırsam da anlayamıyorum, en iyisi direk sormamdı. Ancak sorabileceğim kimse yok.

    Şahsen ikinci örneği kendimi bildim bileli yapabilen bir kimseyim. İmajinasyon için ilkini yapmaya çalışıyorum, ancak karanlık ve bazende şekillerin rastgele gelip gittiği o yerde gözlerimle görebileceğim bir hayali oluşturamıyorum. sadece zihnimde oluşuyor, ancak en ufak ayrıntısına kadar ve isteidğim gibi hareket ettirebileceğim şekliyle. Bir eriğin şeklini ve biçimini zihnimde canlandırabiliyor ancak gözümü kapattığımda göremiyorum. Ne denli başarılıyım? Ne denli değilim? Bu eriği birinin(kendimin ancak dışardan kendimi izleyerek) ısırdığını ve ısırırken dişlerimde oluşan, dilime gelen o hissiyatı tadı vb. hissedebiliyorum ancak aynı eriği kendi bakış açımdan ısırdığımı hayal edemiyorum bir türlü. Ve ne şekilde ilerlemem gerektiğini anlayamıyorum ne kadar araştırırsam araştırayım tamamen zihnim karışmış durumda. Lütfen yardımcı olabilir misiniz?

    1. E. Emre Sönmez dedi ki:

      İngilizce İmagination dilimize “Hayal Gücü” olarak çevriliyor. Bu tanım eksiktir, Parapsikoloji içerisinde geçen “İmajinasyon” kelimesi tam olarak “Bilinçli hayal” şeklin olmalı. Resmetmek, görüntüleri harekete geçirmek, varolan nesneleri bilinç kullanarak gözlerimiz açık veya kapalı zihnimizde görüntülemektir. Burada imajinasyonu farklı kılan unsur “bilinç” tir. Bilinçli oluşturulan her görüntü imajinasyon tanımı içerisinde değerlendirilebilir. Gözlerin açık veya kapalı olması önemli değildir. Eski dilde kullanılan “Tahayyül” kelimesi de anlam olarak karşılıyor.

      Görüntü gerçekte nedir? Görüntü maddesel ve ruhsal olarak ikiye ayrılabilir. Rüyada görülenler ruhsal görüntülerdir. Gözlerimiz açıkken görülenler madde boyutunda algılanan görüntülerdir.

      İmajinasyon teknikleri için http://www.parapsikoloji.net/category/imajinasyon/ linki altında bulunan Telepati, Astral seyahat ve Telekinezi ile imajinasyon konularına bakabilirsiniz. Ama kısaca “gözlerinizi kapatın ve kırmızı şapkası olan, kuşların üzerinde ötüştüğü, çiçek kokularının geldiği bir tarlada duran büyük ağaca bakın” bu ve benzeri taploların zihinde oluşturulmasıdır.

      Görsel, duyuşsal, dokunsal ve hissel algı özelliklerini bilirsiniz. İmajinasyon yeteneğimizi bu algıların bizden ne kadar ağırlıklı olduğu belirlemekte. Ayrıca doğuştan bu yeteneğe sahip olduğumuzu doğrum haritamıza bakarak ta anlayabiliriz http://www.parapsikoloji.net/dogum-haritasinda-ruhsal-yetenek-konumlari/ linkinde imajinayon yeteneklerinin etkin olduğu konumlara bakabilirsiniz.

      Eğer hissel algınız daha baskın ise erik yerine şunu deneyin “Hüzünlü bir günde kaldırımda oturmuş elinde kalan son simit parçasını sevimli kediyle paylaşırken elleri soğuktan morarmaya başlamıştı, tam bu sırada yoldan geçen araba biriken tüm suyu üzerlerine sıçrattı. İçi titredi… O gün sessiz, soğuk ve yalnızdı. Az ileriden gelen otobüsün korna sesi ile irkildi…”

      Bu metinde duygular mı, soğuk mu, sesler mi daha çok dikkat çekici… öncelikle bunu bulmanız gerekir. Hangisi sizde daha canlı görüntüler oluşturuyorsa geliştirmeye o alandan başlamalısınız.

      1. Tembel İko dedi ki:

        Anlıyorum yani zihinde kontrollü bir hayali oluşturmak. İlla gözünün önünde resim gibi görmen gerekmiyor, zihninde oluştuğunda da bu bir imaj oluyor. Doğum haritası konusundaysa maalesef, saati veya konumu bilmediğimden dolayı bir şey yapamıyorum bu konuda.
        Hüzünlü bir gün = mavi gökyüzünün olmadığı, biraz loş ve bulutlu bir bir hava. Çocuğun içine çektiği hafif soğuğu hissediyorum ilk önce. Simiti tutarken ki parmaklarına gelen susamların verdiği hissiyatı(simitin biraz sert oluşu) üzerine sıçrayan suyun yarattığı ıslak hissiyatı, soğuktan moraran ellerdeki o morluğu ve genel olarak hissedilen çok daha soğuk bir havayı, özellikle yalnızdı kelimesiyle çocuğun etrafına göz gezdirip geri yere bakmasını, Ses ile gelen vücudun irkilmesini… Bunları hissettim ve anlaşılan o ki tensel hissiyatları daha çok hissetmişim. Ve ses?

        Attığınız teknikleride gözden geçirmeyi kesinlikle unutmayacağım. Aslında derin trans ve 6. his üzerinde kontrol konularına daha çok yoğunlaşmıştım. İmajinasyon ile desteklemek istiyordum. O yüzden hemen bakmamıştım onlara.

        Cevabınız için çok teşekkür ederim 🙂

        1. E. Emre Sönmez dedi ki:

          Sonuç olarak ulaşılması gereken nokta tıpkı hipnoz altındaki birinin telkinlerle herşeyi gerçekmiş gibi görmesine yakın bir görüştür. Bu durumda gözlerin açık veya kapalı olması önemli değil. Daha öncede dediğim gibi asıl görüş ruhsal görüştür.

          Evet aldığınız etkilere göre sizin de dediğiniz gibi tensel yani dokunsal ağırlıklısınız. Yani imajinasyon çalışmalarınızda bu yöne ağırlık vererek kendinizi geliştirebilirsiniz. Zamanla denge sağlanacaktır. Ruhsal gelişimde iki önemli nokta derinlik kazanmak için (Alfa-teta seviyesi) Derin Trans çalışmaları ve İmajinasyon bana göre vazgeçilmez ikililer. Derinleşmeden imajinasyonu, imajinasyon olmadan da diğer istenilenleri yapmak zor. Doğuştan gelen kabiliyetler hariç.

          Rica ederim. Çalışmalarınızda size başarılar dilerim.

          1. Tembel İko dedi ki:

            Tekrardan teşekkür ederim, sayenizde zihin karmaşam son buldu imajinasyon konusunda. Bende size katılıyorum, kesinlikle bu ikisi çok önemli. Neyse ki bunu artık öğrendim ve kavrayabildim. Emini bundan sonrasında çok daha iyi gelişeceğim. Sağ olun, eminim ki istediğim başarıyı yakalayacak ve onu bulacağım.

          2. E. Emre Sönmez dedi ki:

            Rica ederim. Bir fayda sağlayabilmişsem ne mutlu bana.
            Takıldığınız konular olursa yardımcı olmaya çalışırız.

  2. Deniz Işık dedi ki:

    İmajine etmek zor değil ,düşünmek yeterli ! ” Bilgisi mevcut paylaşımda .Sanki,düşünsel de ,sadece his gidiyor yada komut tam gitmiyor sanki? Örneğin telefonla ben ara ‘komutunda geri dönüş olmuyor 🙂

    1. E. Emre Sönmez dedi ki:

      Olması gerekende bu. Yeterince güçlendirilmeden gönderilen her iletinin amacına ulaştığını düşündüğünüzde neler olabileceğini tahmin edebilirsiniz.

error: Korumalı İçerik!