The Pyramid Code – Belgesel İncelemesi

The Pyramid Code Belgesel İncelemesi

The Pyramid Code Belgesel İncelemesi

The Pyramid Code Belgesel İncelemesi

Geçenlerde  The Pyramid Code (Piramitlerin Şifresi) belgeselini izlediğimde bir bölümde yer alan moleküller dikkatimi çekti. Karanlıkta flaşlı çekilen fotoğraflarda flaşa yansıyan yuvarlak değişik yoğunlukta molekül taneciklerinin olduğundan bahsediliyordu. Enerjisinin yoğunluğuyla bilinen Mısır Piramitleri’nin etrafında da bu çekimler yapılmış ve çok yüklü moleküller kaydedilmiş.

Bir süredir havada uçan ve gördüğüm yuvarlak küçük tanecikleri adlandırmakta zorlanıyordum. Gözlerimin bozulduğunu düşünerek doktora bile gitmiştim ama sorun çıkmamıştı.
Son zamanlarda tahmin etmeye başlamış olsam da belgeseli izledikten sonra gördüklerim konusunda daha da emin olmuştum. 

Belgesel “Eski çağlardaki insanların bilimsel anlayışı nasıl bu kadar gelişmişti?” konusuna 5 bölümde yanıt arıyor ve aradıklarını eski Mısırlıların bazı spiritüel deneyimlerle elde ettikleri bilgileri fiziksel dünyaya taşıyarak üst teknoloji olarak kullandıkları önermesinde bulunuyor.

Bu belgesel konusunda internette çok acımasız yorumlar olsa da, ben severek izlediğimi belirtmek istiyorum. Farklı bir bakış açısıyla bakmadan, kazanılmış alışkanlıkları geride bırakıp açık bir algıyla mantık aramadan izlemediğinizde bu belgeselden birşey öğrenmek mümkün olmayacaktır.

Herşeyden önce verilen emeğe saygı duymak gerekiyor. Bu yüzden internetten araştırma yapmadan eğer spiritüel konular ilginizi çekiyorsa izlemenizi önerebilirim.

Belgeselde Hakim Awyan isimli Avrupa’da arkeoloji okumuş, uzun yıllar önce sufi dilini atalarından öğrenmiş Piramitlerin etrafında oynarak büyümüş, bir çok sırra sahip wisdom-keeper olarak adlandırılan yerel bir anlatıcı da yer alıyor.

Rüya Görmek, Hangi Gözle?

3. bölümde “rüya görmek” tabirini düşündürücü bir anlatım ile sorguluyor;

Bugün gelip “Seni rüyamda gördüm” dersem, “Ne gördün?” diye sorabilirsiniz, sonra rüyalar; ve seni gördüm mü? “Gör” kelimesi orada değil, çünkü sizi rüyamda gördüm, ama gözlerimle değil çünkü uyuyordum! Peki bu nasıl oldu? Tüm bu vizyonu bana gözlerim olmadan dile getiren bir ‘duyu’ olmalı; ama yine de konuştuğumda kelime hazinelerim “Seni rüyamda gördüm” demekle sınırlı kalıyor. Hayır, seni görmedim, ama bunu söylemenin başka yolu yok!

Ağaçtaki kuşun mutlu olduğunu ya da bir kediden korktuğunu söyleyebilirsiniz dimi- evet? Bir eşeğin ses titreşiminden rahatsız mı yoksa mutlu mu olduğunu – ve yapmak istediği şeyi – sesinden fark edebilirsiniz; söylediği bir kelime değil. Bu titreşimin gerçeğin olup olmadığını söyleyebilirsiniz. Doğal, kendiliğinden, sağlıklı tüm insanların tüm duyu kapasitelerini kullanabildiği bir bilinç düzeyi” — Part 3 The Pyramid Code.

Düşünceler ve Evrenler

Ruhsal alemde düşüncelerin gücünü çok daha iyi biliriz, aslında fiziksel dünyada da bu böyledir belki hemen maddeye etki etmez. Belli kurallar doğrultusunda çalışır. Ama düşünceler diyarında bir şey düşündüğünüz anda bu hemen gerçekleşir, onu imajine eder ve ruh gözünüzle görürsünüz. Tıpkı rüyalarımızda olduğu gibi. Aslında o, en az fiziksel boyutta yaşanan bir olay kadar gerçektir.

Peki nasıl oluyor da karşı taraf o anda başka birşey yaparken belki başka bir rüya görürken, siz onunla o anda başka bir yerde olduğunuzu ifade edebiliyorsunuz?” Mantıklı düşünme alışkanlığı kazandırılmış tarafınız muhtemelen akıllara bu soruyu getirecektir.

Bunu paralel evrenler ve katmanlarla açıklayabiliriz. Biz şu anda kahvemizi içerken aynı anda başka bir katmanda başka bir şeyle ilgileniyor başka bir zaman diliminde yaşıyor olabiliriz. Her insan küçük bir evrendir denir, bu cümlenin üzerinde düşünürsek kendi evrenimizde aynı anda ne kadar farklı yaşamın mümkün olduğunu belki biraz anlayabiliriz.

Pramitler ve Enerji

Belgesel’de Tesla’nın enerjiyi nasıl elektriğe dönüştürmeyi icat ettiğini, bunu tüm halka kablosuz ücretsiz dağıtmanın mümkün olduğunu, çabaladığı ama başarılı olamadığından da bahsediyor. Onun yerine daha ticari düşünen Edison bayrağı eline alıyor.

Piramitleri ziyareti sırasında Siemens de oradaki yüklü enerjinin farkına varıyor ve bunu bir deneyle anında gözlemliyor.

Dünyanın başka ülkelerinde Piramitler gibi yüklü enerji olan bölgeler incelendiğinde benzer yapılar, tapınaklar, heykeller görülüyor.

 The Pyramid Code (Piramitlerin Şifresi)

Dikkatle incelediğinde duvarlardaki hayvan başlı insan bedenli çizimler ve bazı sembollerin benzerlikleri dikkat çekiyor.

Amazonlarda şamanların bazı bitkileri karıştırarak elde ettikleri ayahuasca çayı ile girdikleri hafif halüsinatif aynı zamanda uyanık bilinç durumunda gördükleri vizyonları çizdikleri, bunların eski Mısır’da bulunan bazı çizimlerle tamamen benzerlik gösterdiği de gözler önüne seriliyor.

Eski buluntularda sıkça görülen blue lotus çiçeğinin bilinç değiştirici özelliğinden de bahsedilerek eski insanların bitkiyi sıkça kullanarak ruhlar alemini ziyaret ettiğinden bahsediyor.

Bunun yanı sıra eski devirlerde bolluk bereket içinde altın çağda yaşadıklarından, maskülen ve feminen enerjinin dengede olduğu, insanların beş duyu harici diğer bir çok duyusunu kullanabildiği üst bir bilinç durumunda olduğunun belgeselin bir çok yerinde defalarca altı çiziliyor.

 

“The Pyramid Code” (Piramitlerin Şifresi) Belgesel İncelemesi

Nazlı Luna

www.parapsikoloji.net

15 Mart 2019

BİR YORUM YAZIN

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.

error: Korumalı İçerik!