Bir şeyi çok isteyince neden olmaz?

23.09.2018

Bir şeyi çok isteyince neden olmaz?

Bir şeyi çok isteyince neden olmaz?

Bir şeyi çok isteyince neden olmaz? Çok istediğimiz şeyler neden olmaz? Neden istediklerimiz gerçekleşmez? Hayatımızın gidişatını ve büyük bölümünü doğuştan aldığımız etkiler belirler. Aldığımız her etki birer köprü (kolaylık) veya direnç noktası (zorluk) gibidir. Ya herşey çok kolay olur veya ne kadar çok istersek isteyelim bir türlü isteklerimiz gerçekleşmez. Bizim ömür boyu isteyipte elde edemediklerimize bazıları doğuştan sahip olabilir veya kısa sürede elde edebilir.

Bir şeyi çok isteyince olmaması bizim lanetli olduğumuz anlamına gelmez. İstediklerimizin olmaması kompleks haline getirilmemelidir.

Konuyu öncelikle iki başlık halinde ele alarak ayrıntılara girelim.

  • İstediklerimizin olmaması
  • Bir şeyi ısrarla çok isteyince olmaması

İstediklerimiz Neden Olmaz?

İstediğimiz şeyler neden olmuyor? Hayatta hiçbir istediğim olmuyor ama neden?

Samimi istekler, bilgi seviyesinde ise kendisi karşımıza çıkar

İstekler, mıknatıslardaki çekim gibidir. Bunu bir çoğumuzun yaşadığı bir örnekle ele alalım.

Öğrenmeyi çok istediğimiz bir bilgi vardır veya hatırlamaya çalıştığımız bir kelime, formül veya olay… Fakat bir türlü o bilgiye nasıl ulaşacağımızı bilemeyiz. İlginç bir şekilde bu bilgi bir süre sonra hiç ummadığımız bir şekilde karşımıza çıkar.

  • Arkadaşımızla sohbet ederken uzun süredir öğrenmeye çalıştığımız bir konu arkadaşımız tarafından anlatılır.
  • Hatırlamaya çalıştığımız bir kelimeyi bir anda dikkatimizi çeken bir tabelada okuruz.
  • Aklımızı kurcalayan bir konu o an açık olan televizyondaki bir programda anlatılır.
  • Bulamadığımız bir formül masanın üzerinde açık olarak bırakılan kitapta anlatılmaktadır.
  • İnternette araştırma yaparken uzun süredir aradığımız ama o an aklımıza gelmeyen bir konuyu farklı bir konuyu araştırırken açılan sayfada diğer konular arasında buluruz.
  • Yere atılmış gazete sayfasında o an düşündüğümüz bir konu hakkında aklımıza takılan sorunun cevabı yer almaktadır.
  • Araba almak isteriz, bir internet sitesinde nasıl para kazanılabileceği ile ilgili bir makale görürüz.

Bu ve benzeri çok sayıda örnek vardır. Konuya özellikle bu noktadan girdim çünkü “bir şeyi çok isteyince olmaması” aslında bizim yanlış yöntemler kullanmamız veya isteklerimizi yanlış yönlendirmemizle ilgilidir. Samimi ve gerçekten ihtiyaç olan hiçbir şey karşılıksız kalmaz. Özellikle bilgi seviyesinde olan istekler gerçekten ihtiyacımız varsa mutlaka karşımıza çıkar.

Neden Her İstediğimiz Olmaz?

Bir çoğunuz yukarıda anlatılanlardan cevabı çıkarmışsınızdır. Neden her istediğimiz olmaz? Aslında olur fakat bizim beklentilerimiz ve yöntemlerimiz yanlış olduğu için biz bunların farkında olmayız. Yani biz son model bir araba istediğimizde bir sabah uyandığımızda karşımıza paketlenip kapımıza konulmuş bir araba bulmayız. Bunun yerine eğer gerçekten ihtiyacımız varsa ve samimi isek, ihtiyacımız olan arabayı almak için nasıl para kazanabileceğimiz ile ilgili bilgiler ve ilhamlar gelir. Bunları değerlendirmek ve kullanmak kişiye bağlıdır.

İlahi Yasalar Laubaliliği Dikkate Almaz

Konuyla bağlantılı olarak aşağıdakilere benzer istekler doğal olarak cevap bulmayacaktır.

  • Arkadaşlarınıza gösteriş yapmak için son model araba sahibi olmayı istemek
  • Arkadaşlarınıza ve çevrenize ne kadar üstün olduğunuzu göstermek için ihtiyacınızdan fazlasını istemek
  • Size yapılan yanlışların intikamını almak ve acı çektirmek için daha fazla imkana sahip olmayı istemek
  • İhtiyacı olmadığı halde egosunu tatmin etmek için istemek
  • Arkadaşlarına gösteriş yapmak ve en iyisini elde ettiğini herkese göstermek için zengin biri ile evlenmeyi istemek

Ve benzer durumlar… Bu gibi istekler de, ısrarla çalışanlar için olacaktır ancak sonuçlarına katlanmayı peşinen kabul etmiş olursunuz. Gösteriş için yapılan evliliklerin sonu ayrılık, acı çektirmenin sonu daha fazlasıyla size veya yakınlarınıza daha büyük acılar, üstünlük ve gösterişin sonu yalnızlık….

İsteklerimiz Bizi Hakkımız Olana Yönlendirir

Balık tutmaya gittiğinizde “herkese nasıl balık tuttuğumu göstereyim, hayran kalsınlar” düşüncesiyle giderseniz ve nasıl fazla balık tutulacağını tam olarak bilmiyorsanız, arkadaşlarınız balık tuttukça siz kıskançlık krizlerine giriyorsanız büyük bir ihtimalle eliniz boş dönersiniz.

Eşinizin, çocuklarınızın veya anne babanızın uzun zamandır balık yemedikleri için balık tutmak isterseniz kovanıza balıklar kendiliğinden dolmaz. Bunun yerine yanınıza gelen biri size neler yapmanız gerektiğini söyleyebilir veya neler yapmanız, tam olarak nerede balık tutmanız gerektiği ile ilgili ilham gelebilir.

Siz kovayı ağzına kadar doldurmak istersiniz ancak ihtiyacınız olan 6 altı balıktır ve o kadar balıkla dönersiniz. Sebepler ve istekler ne olursa olsun kurallar yerine getirilmediği sürece isteklerin karşılığı “isteklerinizi elde etmek için ne yapmanız gerektiği” ile ilgili bilgiler olacaktır. Tüm kurallara uyulduğunda istekleriniz tıpkı bir mıknatıs etkisi gibi balıkları size çekebilir.

Sonuç olarak isteklerimiz yerine gelir fakat ayağımıza hazır olarak gelmez. İstediklerimizi elde etmek için yapmamız gerekenler bize yönlenir.

Bir Şeyi Israrla İsteyince Olmaması

Bir şeyi çok isteyince neden olmaz? Bir şeyi çok istemek ve olmaması. Bir şeyi çok istersen neden olmaz?

İsteklerimizi fırlatılmaya hazır oklar olarak düşünün. İstediğinizde yay gerilir eğer onu bırakmazsanız, her istediğinizde yay gerilmeye devam eder. Sonra siz “Ne kadar istesem de olmuyor, vazgeçtim” dediğinizde enerji serbest kalır ve ok o an fırlatılır.. Nereye mi? Asla hedefine değil..

Derslerinde başarılı olmak isteyen bir öğrenci “yüksek not almak istiyorum” şeklinde bir istekte bulunduğunda bunun karşılığı yüksek not alması için neler yapması gerektiği ile ilgili bilgilerdir. Bu bilgileri kullanmak ve değerlendirmek öğrenciye kalır.

Ancak bu istek bazen o kadar sık tekrarlanır ki bir türlü ok fırlatılmaz, sürekli istek noktasında kalınır. Şişirilen bir balon düşünün. Her istekte bir miktar daha şişirilir sonuçta “olmuyor, yapamıyorum, başaramıyorum, canım hiç ders çalışmak istemiyor” der ve hiç ders çalışmayanlara bakarak vazgeçer. Enerji serbest kalır ve balon patlar.

Beklenti, hiçbir şey yapmadan yüksek notlar almak olduğunda ne yapması gerektiği ile ilgili bilgiler de gelmeyebilir.

İsteklerde Samimiyet ve Sonucu Beklemek

İsteyin ve yapmanız gereken ne ise onu yapmaya devam edin. İsteklerde samimiyet varsa bir şekilde ne yapmamız gerektiği karşımıza çıkacaktır. Beklentilerimizin karşılığı hiçbir şey yapmadan ayağımıza gelmesini istediğimiz para ise hiçbir zaman gökyüzünden  para yağmayacaktır. Çünkü insan sadece kendisi için ister. Sadece kendisinde olsun ister.

Tatmin olma yolu, sadece kendisinin sahip oldukları ve diğerlerinde bulunmaması, olduğunda hiçbir zaman gerçekleşmeyecek döngüsel bir süreç başlar. Bunun ne zaman tetiklendiğinin bir önemi yoktur.

Atlanmaması gereken önemli bir nokta var. Bir başkasının “bunu iste; talep et; gelir, olur, gerçekleşir” demesi ile kendinizin “ihtiyacım var buna sahip olmak istiyorum” şeklindeki söylemleri farklı sonuçlar doğuracaktır. İlk istek başkasının yönlendirmesi ile gerçekleşir ve büyük ihtimalle talebin kaynağı sizin gerçekten ihtiyacınız olması değildir bir başkasının “ben söylemiştim, yaptı ve oldu” şeklinde kendisini tatmin etme dürtüsüdür.

Bir şeyi çok isteyince neden olmaz? İstiyorum olsun mu?

İhtiyaçlar sizi kalbi veya dilsel olarak bir şeyler istemeye yönlendiriyorsa bunu mutlaka kelimelerle ifade etmenize gerek yoktur. Bir şeyler yapma ihtiyacı ortaya çıktığında “bunu istiyorum” demek ego kökenlidir. İhtiyaç ve ihtiyacı gidermek için çaba sarfetmek insanı sonuca götüren bir sürecin içerisine sokacaktır. Bu sürecin nasıl değerlendirileceği gene ihtiyaçlar ve taleplerle ilgilidir.

Hayırlısını İstemek Ne Demektir?

İsteklerimizin şekli, olasılıklarla ortaya çıkan sonuçları etkiler. Bir şey olmuyorsa neden olmuyordur?

İstekler ve taleplerde ısrar edildiğinde doğum anında sahip olduğumuz etkiler bu taleplerin ve isteklerin sonucunu etkileyebilir. Aslında olduğunda bizim için iyi olmayacak sonuçlarda ısrarlı davranmak sonuçta “neden olmadığını şimdi anladım” dememize neden olabilir.

İsteklerimizin mıknatıs etkisine benzetilebileceğinden bahsetmiştik. Bu isteklerimizi “Eğer benim için hayırlısı ise veya benim içi iyi olacaksa” şeklinde dile getirdiğimizde itme çekme kanunda olduğu gibi değişimler meydana gelecektir.

Benimde bu kalemden olsa” diyen bir çocuğu ele alalım. Daha önce prekognisyon ve premonisyon konularında dile getirilen “düşüncelerin oluşlara etkisi” konusunda olduğu gibi istekler ve gerçekleşmesi sonuçları da etkileyecektir.

Israr ve Olasılıkların Sonuçlara Etkisi

Çok ısrar eder ve sonuçta o kaleme sahip olur fakat arkadaşı kalemi kullanmak istediğinde izin vermez ve aralarında bir tartışma başlar. Tartışma sonrası kalemin sivriltilmiş kısmı çok acı bir yaralanma ile sonuçlanır.

Konuyu başa alacak olursak çocuk “benim için sonuçları iyi olacaksa” şeklinde bir istekte bulunduğunda sonuçta olumsuzlukların ortaya çıkma ihtimalleri varsa büyük ihtimalle o kaleme hiçbir zaman sahip olamayacaktır. Ancak sonucu etkileyecek ihtimaller değiştiğinde o kaleme sahip olabilir. Sahip olduğu herşeyi kullanmayı isteyen bir arkadaşı varsa ve O’da hiçbir zaman paylaşmak istemediği için tartışma ihtimali süreklilik arzetmekte ise bu döngü o arkadaşından uzaklaşıncaya veya kendisi paylaşmayı öğreninceye kadar devam edecektir.

Bu örnek hayatımızda “istiyorum ama olmuyor” dediğimiz bir çok şey için de geçerlidir. Sebepler ne olursa olsun “neyi neden ve nasıl istediğimizi” iyi bilmeliyiz. Çünkü kaleme sahip olduktan sonra ortaya çıkan yaralanmalardan çok daha ağır sonuçları olan örneklerde vardır.

 

Bir şeyi çok isteyince neden olmaz?

23 Eylül 2018

www.parapsikoloji.net

Bir şeyi çok isteyince neden olmaz?” Konusu içerisinde geçen tanımlamalar, Kendi tanımlamalarımı ifade eder. Tartışmaya açıktır. Genel geçer olarak kabul edilmeyebilir.

BİR YORUM YAZIN

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 4 YORUM
  1. Dorrino dedi ki:

    Merhabalar borclarimizdan dolayi ve kredisini odeyemedigimizdan dolayi evimizi satmak istiyoruz fakat 2 yildir satamiyoruz.Hergun dua ediyorum.sadece evimi satip borcumuzu odemek istiyorum havadan para da istemiyorumm.Bunun kime ne zarari olabilir niye satilmiyor ki diye hep sorguluyorum.Hep satilacagi anda bir aksilik cikiyor musteri vazgeciyor.hep direkten donuyor Esimle artik iyice sinirlerimiz bozuldu anlam veremiyoruz basit bir ev satilma olayi neden bu kadar uzadi neden hep bir sanssizlik oluyor diye.cok israrci olmamiz mi geri tepiyor diyorum ama israrci olmayip oluruna da birakamiyoruz.cunku gun gectikce borclarimiz buyuyormNasil davranacagimizi sasirdim.

    1. Elif Sude dedi ki:

      Merhaba. Şunu düşünün. Birisi size gelse ve ısrarla sattığı ürünü almanızı istese neden almak istemezdiniz? İhtiyacınız yoksa almak istemezsiniz ama özellikle ısrar edildiğinde sizde almamak için neden karşı bir atak oluşturursunuz?
      Çok istenilen bir konu olmuyorsa bunun çok farklı nedenleri olabilir. Nazar, astrolojik etkiler, istediğiniz şekilde sonuçlanmadığında verilen tepkiler, o anki ekonomik durumlar, farkında olmadan geçmişte benzer bir konuda birisini kınamanız veya büyük konuşmanız vb.

      Ben olaya kendi açımdan bakarak değerlendireyim, sebepler çok farklı olabileceği için size uymayabilir belki. Uzun süredir aşırı bir beklenti içerisine girip sonucun istediğiniz şekilde gerçekleşmemesi negatif enerji birikimine neden olur. Çoğu zaman “uzun süredir satmaya çalışıyorlar ama satamıyorlar” gibi düşüncelere de neden olacağı için almak için talip olanlarda bir şekilde farkında olmadan etki altında kalırlar. Oluşan bu enerjiyi kimse göremez ancak ruhsal algı denilen bir mekanizma var. Bu mekanizma olumlu enerjileri de olumsuz enerjileri de algılayabilir. Daha önce hiç görmediğiniz insanlarla ilk karşılaşmanız esnasında onlar hakkında edindiğiniz olumlu veya olumsuz izlenimde bunun en basit halidir.

      Ev satılmadıkça siz gerilirsiniz, bu gerilim olayların gidişatını ve sonuçları da bir şekilde etkiler. Belki fiyatı düşürürsünüz gene yoğun bir beklentiye girersiniz, olmayınca tekrar gerilim başlar. Bir noktadan sonra konu evi satmaktan ziyade sonuca kilitlenmenize neden olur. Artık istediğiniz, evin satılmasından çok istediğinizin gerçekleşmesi haline gelir. Bu gibi durumlarda tüccarları veya bu işi yapanları inceleyin. Davranış ve tutumlarına dikkat edin.

      Gerilimi ve olayların gidişatını değiştiren bazı anahtarlar vardır. Bunlardan biri sadaka vermektir. “Verme” eylemi insandaki negatif enerjileri deşarj edip rahatlatır. Ancak bunu yaparken “Ben sadakamı verdim, haydi satılsın artık” düşüncesi ile hareket etmeyin. Siz sadece kilitli olan kapıların açılması için kapıların aralanmasını sağlayacak yöntemlerden birini deneyeceksiniz. Sonuca odaklanıp ta beklentilerinizi sizi daha da olumsuz etkileyecek bir hale getirmeyin.

      Olayların gidişatını etkileyecek faktörlerden biri de duadır. Duası kabul olacak insanların duasını almaya çalışın. Büyüklerinizden rica edin. Çaresizlik karşısında gurur ve kibri kırmak insanı rahatlatır. Negatif enerjilerin boşalmasını sağlar. Masum ve çaresiz kalmış insanları en azından mutlu etmeye çalışın. Onlardan sizin için dua etmelerini rica edin.

      Duaların en çok kabul olduğu zaman dilimlerinden biri gün ağarmadan hemen önceki zaman dilimi ile herkesin uyuduğu ve ilahi katlarla bağlantı kurulan gece 2-3 civarlarıdır. O saatlerde dua edin.

      Atacağınız hangi adımın çözümsüz kalan işinizi çözeceğini bilemezsiniz. Tüm yolları denemeye çalışın. Herşeye rağmen olmuyorsa belki çekilmesi gereken bir sıkıntı vardır. Belki mal ve mülkün huzur getirmeyeceğini anlamanız gerekiyordur. Geçmişte sizden dolayı başka biri sıkıntı çekti mi? Evi alırken bir yanlış yaptınız mı? Birilerinin kalbini kırdınız mı? Onlara bakın. Eğer öyle bir durum varsa onların gönlünü almanız gerekir.

  2. Elif Sude dedi ki:

    Kalp kırıklığı malesef hiçbir makaleye sığdırılamaz.

    “Eğer doğuştan gelen özellikleriniz birbirinizle çatışmanıza neden oluyorsa!” kısmından başlayın. Sorunların kökenine inin, nedenlerin cevaplarını bulun. Evlilikle sonuçlanmasını istediğiniz bir birliktelikte duygusallıkla yapılan ısrarlar ileride daha büyük sorunların yaşanmasına neden olabilir. İstisnai durumlarda, kavganın ve ayrılığın tüm sorumlusu sizseniz yapmanız gereken, tatmin edici boyutta özür dilemektir. Ortada duran bir sorunu çözmeden herşeyin kendiliğinden hallolmasını bekleyemezsiniz.

    Konuyu farklı bir açıdan ele alalım. Her ikinizde bir araya geldiğinizde ileride mutlu olabileceğiniz uyuma ve özelliklere sahipseniz…

    Samimi iseniz ve gerçekten seviyorsanız kalbiniz kırıktır. Haklı ve kalbi kırık olan insanlar ruhsal anlamda çok hassaslaşırlar. Rüyaları, yaşamları, bakış açıları ve hassasiyetleri değişir. Sadece şunu hayal edin

    “Zihninizde, bir araya gelip konuşabileceğiniz bir yerde karşılaştığınızı hayal edin. Ellerinden sımsıkı tutun. Sizi affetmesini isteyin, kalbinizin sızladığını ve bir arada iken ikinizinde çok mutlu olduğunuzu hayal edin” gerçekten seviyorsanız, samimi iseniz ve sizi unutmamışsa bu mutlaka karşılık bulur. Dualarınızın Sonunu “ikiniz için de mutlulukla sonuçlanacaksa şeklinde bitirin. (İmajinasyon ve Parapsikoloji Çalışmaları konusundan neden bu tür bir çalışma yapacağınıza bakabilirsiniz)

    İki insanı ilgilendiren konularda şunlara çok dikkat edin.

    – Ego yapmayın. Sadece kendinizi düşünmeyin. Mutluluk tek taraflı değildir.
    – İstenen sonuçtan başkalarının olumsuz etkilenmemesine dikkat edin. Bir yaparken iki bozmayın.
    – Başkaları görsün, bilsin, taktir etsin, beğensin, alkışlasın gibi düşünceler katmayın.

  3. Berra Karaman dedi ki:

    Eski sevgilimle iki ay once ayrildik. Bir ay once cok kotu bir sekilde kavga ettik. Beni bir daha rahatsiz etme dedi mesela. Ve suan onunla barismak istiyorum. Istegim nasil gerceklesebilir bu makaledeki konularin hangisine girer bu istek? Tesekkurler simdiden.

error: Korumalı İçerik!