Karabasan Nedir? Nasıl Oluşur? Nasıl Gider?

Karabasan Nedir? Nasıl Oluşur? Nasıl Gider?

Karabasan Nedir? Karabasan Nasıl Oluşur?

  • Karabasan Nedir? Nasıl Oluşur?
  • Karabasan Olaylarında, Ruhsal Çalışmaların Etkileri var mı?
  • Karabasan Oluşmasında Korku Faktörü ve Korku Mekanizması
  • Karabasandan Kurtulmak için Ne Yapmak Gerekir?
  • Karabasan Olaylarında Pasif Direniş
  • Karabasandan Kurtulmak için Dua okunması!
  • Karabasan, Dua ve Frekans Etkisi

Karabasan Nedir? TDK sözlüğünde “Sıkıntılı ve korkulu düş, kâbus” diğer anlamı ile de “Bir kimsenin içinde bulunduğu karmakarışık, sıkıntılı ruh durumu” olarak tabir edilmiş. İçinden çıkılması zor bir durum olarak ta tarif edilebilir. Peki bu durum nasıl oluşur ve özellikle Astral Seyahat çalışmaları sırasında meydana gelen karabasan adı verilen bu durumdan nasıl kurtulabiliriz?

Öncelikle karabasan oluşumunun fizyolojik nedenleri üzerinde duralım.

  • Uyku esnasında bedene rahatsızlık verecek bir durum meydana geldiğinde,
  • Lavaboya gitme ihtiyacı ortaya çıktığında,
  • Vücudumuzun bir bölümü açıkta kalıp üşüdüğümüzde,

Bu ve benzeri durumlarda uykunun ağırlığından dolayı da bedensel ihtiyaçlarımızı karşılamayı erteleriz. Bu esnada fizik bedenden gelen ihtiyaç uyarıları ile ağır uyku halinde olan kişi katalepsi (Hipnozda ilk evre – kaskatı kesilme durumu) durumu yaşayabilir.

Uyku esnasında enerji beden diye tabir ettiğimiz ruh ile beden arasında irtibat, bilincin kapanması ile farklı bir boyuttadır. Aşırı uyaranlar, normalden önce bilincin açılmasına neden olursa yani; Bilinç erken açılır veya enerji beden erken eski konumuna çekilirse her iki beden birbirine tam olarak adapte olamadığı için böyle bir durum yaşanabilir.

Karabasan Olayı ve Etkenleri

Karabasan adı verilen durumun yaşanmasına neden olan etkenler arasına, fiziki nedenlerle birlikte, günlük yaşanan ve bilinçaltına atılan sorunları, sıkıntıları ve çözülememiş konuların ortaya çıkardığı huzursuzlukları da ekleyebiliriz. Uykunun kalitesini bozan bu gibi durumlar da karabasan yaşanmasına neden olabilir.

Karabasan yaşandığında sakin olunmalı, hiçbir şekilde tepki vermemeli sadece olanları gözlemleyip beklemelidir. Bir süre sonra ortadan kalktığını hepimiz biliriz.

Bunun dışında bizi ilgilendiren asıl karabasan olayı Cinlerle ilgili olandır. Ülkemizde parapsikoloji alanında akademik düzeyde bir çalışma olmadığı için karabasan olayı ile ilgili sadece fizyolojik ve tıbbi nedenler üzerinde durulmaktadır. Bizzat yaşadığım ve üzerinde ayrıntılı bir şekilde durduğum için bu konuda çok rahat yazabilirim.

İster Astral seyahat çalışmaları ister diğer parapsikoloji ile ilgili çalışmalar olsun insan yaşadığı 3 boyutlu madde alem dışına yaklaştıkça o alem dışındaki varlıklar da kişiye daha kolay etki edebilir hale gelmekte.

Bunu şu basit örnekle açıklayabiliriz.

Uzakta bir ateşin yandığını görürsünüz ancak sadece ışığını görür ısısından etkilenmezsiniz. Yaklaşırsanız sadece ışığın şiddeti değil ısının şiddeti de sizi etkilemeye başlar. Bu etki sizin mesafenizle doğru orantılıdır. Bu durumun karşılıklı olduğunu düşünebilirsiniz.

Karabasan Olaylarında Ruhsal Çalışmaların Etkileri

Bizler istesekte istemesekte çalışmalara başladığımız andan itibaren yani 3. boyut dışına çıkma girişimlerimizden itibaren bu etkiye veya etkilere maruz kalabiliriz. Bu çalışmaları 100 basamaklı bir merdiven olarak ifade edecek olursak astral seyahate çıkmak için araştırmak ve bir şeyler yapmaya başlamak birinci basamağa adım atmak demektir. Alıştırmalar yaptıkça ve ilerledikçe basamakları tırmanmaya başlar ve 100. basamaktaki dış aleme yaklaşırız. Sadece biz değil doğal olarak o alemde bize daha yakın hale gelir.

Bu nedenlerden dolayı kişi bazı etkilere maruz kalabilir. Kişinin ruhsal yapısı veya genel yaşantısı bu etkilerin nasıl olacağını da belirleyen önemli bir unsurdur. Eğer kişi Manevi bir kalkana sahipse yani dini bir yaşantısı varsa veya kişinin ruhsal yapısı ve aurası güçlü ise olumsuz etkilere maruz kalmayabilir veya manevi kalkanı yoksa olumsuz etkilere daha açık hale gelebilir.

Karabasan Nasıl Oluşur?

Karabasan oluşumunda Cinlerin bir etkisi var mıdır? Cinlerin doğrudan madde aleme etkileri normal şartlarda mümkün değildir çünkü özellikleri itibari ile 3. Boyutun dışındaki bir varlığın 3. Boyuta maddesel bir tesiri mümkün değildir. Bunun olabilmesi için olağanüstü şartlar gerekir ki bu konumuz dışında olduğu için geçiyorum (Aynı durum bizim 5. boyutta iken maddeye tesir etmemizle aynı pozisyondadır)

Cinlerin bize etki edebilmesinin en kolay ve basit yolu bizde korku uyandırmalarıdır. Kısaca korku mekanizmasını kullanmalarıdır. Telepatik etkilerle rüyalarımıza etki edebildikleri için, Bize karmaşık ve korku duyabileceğimiz rüyalar göstermeleri mümkündür yukarıda da bahsettiğim gibi bu kişinin ruhsal yapısı ve manevi kalkanının gücüyle bağlantılıdır.

Günlük hayatta vesvese ile tesir edebilirlerken uyku halinde ruh dünyamızı rüyalarla maniple edebilirler. Bizde kataleptik bir etki oluşturabilmeleri için (Beden üzerimizdeki sinirsel hareket mekanizması) mutlaka bizim kontrolümüzü, soğukkanlılığımızı kaybetmemiz, bunun için de heyecan ve panik gerekir. Önce his ile (Telepatik) etki oluştururlar (Biri seni izliyor, biri seni gözetliyor, içeride biri var vb.).

Karabasan Oluşmasında Korku Faktörü ve Korku Mekanizması

Korku ve Karabasan Başlangıcı! Karabasan olaylarının oluşumunda Korku en büyük faktörlerden biridir. Eğer kişi yeterince güçlü veya daha önce benzer durumlara karşı tecrübesi olmuş ise yaşadıklarını kolayca aşar. Sonraki evrelerde kişi astral seyahat çalışmalarında ve trans halinde ise insanı tedirgin edecek korkutacak görüntüler, hisler; uyku halinde ise korkacağı rüyalar başlar.

İşte bu durumda kişi gerçekten korkarsa beyin insanın sağlığını koruması için savunma sistemini harekete geçirecek kimyasallar salgılamaya başlar (Size doğru koşan bir köpek gördüğünüzde yaşandığı gibi, bu durumda eğer kişi korkmasa kaçma eğiliminde olmaz. Bu kimyasalları köpek algıladığı için de üzerinize gelmeye devam eder.) işte o an kişinin kontrolü kaybettiği andır ve bir anda kişi korku ve panikle tüm kontrolü kaybeder.

Artık daha şiddetli bir etki başlayabilir bu etki Sinir sistemi üzerinde meydana gelecek olan ister telepatik ister kinetik olsun kataleptik bir etkidir ve kişi kaskatı kesilir. Bu durum aynı zamanda enerji bedenle madde bedenin zamansız bir araya gelmeye çalıştığı ana denk geldiği ve tam olarak yerine oturmadığı için yaşanan bir durumdur.

Bu durum yaşandığı anda kişi üzerinde birisinin oturduğunu, birisinin boğazını sıktığını veya üzerine boyluboyunca birisinin yattığını hisseder.

Bu ister his aleminde ister madde aleminde olsun gerçek bir maddesel tesir değildir. Bu durumu rüyada elimizi bıçakla kestiğimizde elimizin acımasına benzetebiliriz. Gerçekte elimiz kesilmez ama acıyı hissederiz. Bu yaşananlarda buna benzemektedir. Madde boyutunda üzerimize oturan yoktur ancak o an derin hipnoz altındaki insanların durumuna benzer bir etkiye açık hale geldiğimiz için biz bunu rüyada yaşanan durum gibi gerçek olarak algılarız.

Karabasandan Kurtulmak için Ne Yapmak Gerekir?

Peki karabasan olayı yaşandığında ne yapmak gerekir? İlk akla gelen dua okumaktır doğal olarak. Ancak o an bunu yapmanızın da çok kolay olmadığını tecrübe edenler biliyorlardır. Okuyabilirseniz ne âlâ ancak zaten duayı tamamlayabilecek kadar sükuneti ve soğukkanlılığı ve kontrolü kazandığınızda bu durumdan da kurtulmuş olursunuz. Bu durumdan kurtulmak edinilmiş tecrübe gerektirir.

Sakin olunmalı, bu durumun doğal olduğu bilinmeli ve sadece yaşananlar gözlemlenmeli. Bunları yapmak elbetteki kolay değildir kim hareketsiz, sessiz ve kontrolsüz kaldığında bu korku ve panik halinde basit bir şekilde sükunetini koruyabilir ki. Ancak merak etmeyin zamanla insan mekanizması bunu öğrenebilmekte.

Karanlık bir odadan herkes korkar ve tedirgin olur çünkü içeride ne olduğunu bilmeyiz. Bildiğimizde bu korkuyu yenebiliriz. Bazı şeyler yaşanarak, tecrübe edilerek ortadan kaldırılabilir.

O anda herkes mücadeleye başlar, ayağa kalkmaya çalışırsınız, üzerinizde yorgan veya örtü varsa onu atmaya, bağırıp yardım almaya çalışırsınız; elinizi kolunuzu hareket ettirmeye, ağzınızı açmaya dilinizi oynatmaya çalışırsınız, en azından bedeninizin bir yerlerine sahip olmaya çalışırsınız. Ama hepsi nafiledir ve daha da kötüsü siz bunları yapmaya çalıştıkça hisler aleminde bunları yaptığınızı zannedersiniz. Ancak gerçekte ne bağırabilir, ne bir yerlerinizi hareket ettirebilirsiniz.

Karabasan Olaylarında Pasif Direniş

Bu kataleptik düzeyden ancak sakin olarak ve kendinize olumlu telkinler vererek kurtulabilirsiniz. Gerçek ve gündelik hayatla ilgili bağlantılar kurmaya çalışın. O gün yaptıklarınızı hatırlayın, sadece farklı şeyler düşünmeye çalışın ve bu durumun bir süre sonra geçeceğini unutmayın. Kimse bu durumda sürekli kalmaz bir süre sonra beyin eğer siz kontrolü sağlayamazsanız devreye girecek ve sizi bu durumdan kurtaracak tedbirleri alacaktır.

Ya tekrar uykuya dalacaksınız veya nöronlardan o kadar şiddetli bir uyarı gelecek ki; his aleminden çıkıp bir yerlerinizi hareket ettirmeye başlayacaksınız. Bu evreden sonra zaten siz yavaş yavaş ya korku ve panik havasında kan ter içerisinde veya sükunetinizi sağlamış bir şekilde kendinize geleceksiniz.

Karabasandan Kurtulmak için Dua okunması!

Eğer okuyabilirseniz ve cin etkisinden meydana gelmişse işe yarayabilir. Dualar okunduğunda, belli kelimeler tekrar edildiğinde ortaya çıkan frekans, üzerinizdeki baskıyı ortadan kaldırabilir. Ancak o anda bunu yapabilmek zordur çünkü zihinsel ve düşünsel anlamda tam bir panik ve kontrolsüzlük yaşandığı için yapamayabilirsiniz.

Dua ve Frekans Etkisi

Tedbir baştan alınmalıdır. Fizyolojik nedenler için bir şey diyemeyiz ancak Cinlerin etkisi ile olan bu gibi kataleptik etkilerden korunmak için; uyumadan önce veya çalışmalara başlamadan önde bu konularda frekans etkisi yoğun olan Ayetel Kürsi okunabilir. Abdestli yatılabilir veya çalışma yapılabilir.

Eğer hassas bir ruh yapısına sahipseniz ve çok kolay etki altında kalıyorsanız; yatmadan önce veya çalışmaya başlamadan önce yatacağınız veya çalışma yapacağınız yeri Peygamber Efendimizin (S.A.V.) uygulanmasını tavsiye ettiği bir yöntem vardır. 7 Defa Ayetel kürsi okuyup her defasında üzerinize veya çalışma yapacağınız yere üfleyebilirsiniz. (Şartlandırmalı Üfürükçülük gelmesin aklınıza bakınız: Müzik ve Sözlerin Su Kristalleri Üzerinde Etkisi )

Astral Seyahat İle İlgili Yazılar: Astral Seyahat Kategorisi

 

Karabasan Nedir? Nasıl Oluşur?

3 Aralık 2012

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 24 YORUM
  1. blank Tuba dedi ki:

    Ben çocukluğumdan beri cin şeytan vb görüyorum karabasan olayını üniversite zamanlarda görmeye başladım dualar okuyup bir süre geçirmeye çalıştım ama bir süre devam ediyor ve benimle konuşup dalga geçiyorlar bazen Robot bazen insan olarak görüyorum gelmelerini adeta hissediyorum birsey yapmadığım zaman sanki üstümde baskı Sayısı ve hız artıyor kesik kesik ve dokunabiliyorum önce yazdığım gibi konuşuyorlar hayır hareket etsem gerekirse catisirim yani ne yapsam olmuyor öneriniz var mı bu arada hocalar da para etmedi

    1. blank E. Emre Sönmez dedi ki:

      Bu gibi durumlarda gerçekten işinin ehli birini bulmadıkça çözüm bulmak zordur. Bir çoğu aracıdır ve aracığı olduğunun da farkında değildir. Kazanç sağlamak için yaparlar. Ama aslında nasıl bir şeye kanal olduklarının da farkında değillerdir. Psişikleri Diğer Varlıklar Neden ve Nasıl Kullanır?
      Bireysel olarak öncelikle kendinizi tanımaya çalışın. Doğum haritanızı çıkararak inceleyin. Sorun ruhsal hassasiyetlerinizle mi ilgili yoksa farklı bir şey mi var bunu bulmaya çalışın. Doğum Haritasında Ruhsal Yetenek Konumları konusunda yeterli bilgiyi bulabilirsiniz.

      Eğer dini yaşamınız varsa abdestsiz durmamaya çalışın. Yattığınız yeri 7 defa ayetel kürsi okuyarak daire içerisine alın. Bunu eline alacağınız bir cisimle yatağınızın etrafını sembolik olarak çizerek yapın. Her okuyuşunuzda son nefesinizi derin alarak tam bir daire oluşturacak şekilde üfleyin. Öncesinde evinizi ev yapımı sirke ile temizleyin. “Ya Kahhar” esmasını araştırın. Yatmadan önce bu esma ile birlikte 7 Ayetel kürsi, 7 nas ve felak surelerini okuyun.

      Bireysel olarak yapabileceklerinizi yapmaya çalışın eğer gelişme sağlayabiliyorsanız dua ve esmalardan bir vird oluşturun. Bu konuda yardımcı olmaya çalışırım. Gelişme sağlayamıyorsanız para için bu işi yapmayan güvenilir insanları bulmaya çalışın.

      Dini yaşamınız yoksa Psişik Konular linki altındaki size uygun konuları araştırın (Özellikle psişik saldırı ile ilgili olanları)

      1. blank Tuba dedi ki:

        Allah razı olsun dediklerini uygulayacağım Allah’ın izniyle eğer yine olmazsa burdan yazarım artık

      2. blank Tuba dedi ki:

        Merhaba ben dua okudum ama yine gördüm. Hoş bu sefer yine iyiydi biraz kavga ettim.Yüzünü görmeye çalıştım ama göremedim. Bide narin kısa saçlı siyah giyimli bir kızdı. Acaba bilinçaltimin bir oyunu mu diye soracaktım

  2. blank Gizem Zeynep dedi ki:

    Merhaba Emre bey bir aydır meditasyon, iki haftadır astral çalışmaları yapıyorum. Çalışmalarım beklediğimden hızlı ilerliyor. Bu sabah ikinci kez bedenden çıkış anını deneyimledim ama bu kez pes etmedim. Rüya gibi bir ortamda yataktaki bedenimi gördüm ama etrafımdakilerin çok farkında değil gibiydim. 1.sorum gerçek astralde bilinç madde alemindeki gibi belirgin midir, bunu hisseder miyiz?
    Ardından uyku felci geçirdim ama negatif varlık görmedim. Sadece bedenimi hareket ettiremiyordum, çok da korkmadığım için yeniden uyudum. Bu kez rüyamda çok gerçekci bir biçimde kendi kopyamı karşımda gördüm ve delirdiğimi düşünerek kendi kendimi kovdum:) ve yeniden uyku felci geçirdim. İkinci sorum kendimi öncesinde enerjisel bir korumaya almış olmamın astraldeki etkisi ne olabilir? Ve kendi kendimi karşımda görmemin belirgin bir psisik açıklaması var mı yoksa basit bir rüyadan mı ibaret. Şimdiden çok teşekkür ederim.

    1. blank E. Emre Sönmez dedi ki:

      Merhaba Gizem Hanım.

      Bilinç bütünüyle madde bedene ait değildir. Bilinçli görülen rüyalar buna örnek verilebilir. Rüyada olduğumuz halde bilincimizle rüyamzı istediğimiz gibi yönlendirebiliriz. Astral seyahat sırasında da bilinç belirgindir. Aslolan madde beden değil bilincimizin varolmasını sağlayan ruhtur.
      Astral seyahat çalışmaları sırasında kendimizi korumaya almamız daha çok diğer varlıkların üzerimizdeki etkileri ile ilgilidir. Kendinizi görmeniz konusunda bir şey söyleyemem. Verdiğiniz mücadele ile ilgili bilinçaltınızın etkisi olabilir.

  3. blank Pınar dedi ki:

    Merhaba Emre bey, ilk karabasanı çocukluğumda yaşadım ki ilk tecrübemde uyumuyordum. Bilincim ve gözlerim açıktı. İlk kez böyle bir şey yaşadığım için korkmuştum. Ama artık korku hissetmiyorum. Her zaman madde ve ötesini merak ettim. Bu konular “ben”in bir parçası ve ben onu tanımak istiyorum. Bu nedenle 1 aydır meditasyon ve astral seyehat çalışmaları yapıyorum. Henüz çıkış yapamadım. Yalnızca bir seferinde deneme yaptıktan sonra başarılı olamayınca uykuya dalmıştım. O anda karabasan geldi. Ama panik olmadım çünkü tecrübeliydim. Sonraki denememde ise tam çıkış yapacakken kalbim çok hızlı çarptığı için bıraktım. Bilinmezlik insanı her zaman ürkütür ve ben nasıl bir dünya ile karşılaşacağımı bilmiyorum. Nasıl davranacağı belli olmayan bir varlığı kendime çekmek istemiyorum. Sorum şu, korkmamı gerektirecek bir durum var mı? Durmalı mıyım? Bir varlık ile karşılaşırsam onu sinirlendirmeden nasıl hareket etmeliyim? Şimdiden teşekkürler.

    1. blank E. Emre Sönmez dedi ki:

      Merhaba Pınar Hanım. Bu noktaya kadar gelmeniz ve cesaretle hareket etmeniz çok değerli.
      Kendinize çekme” ifadesinin karşılığı çok göreceli bir kavram. Kimse bunu istemez ancak algılarımızdaki derinlik arttıkça yaşayacağımız tecrübelerde çeşitlenmeye başlayacaktır. Korkacak bir şey var mı? Bu sorunun cevabını sizin vermeniz gerekir. Çünkü sizin yaşayacaklarınız sadece size özeldir. “Korkacak bir şey yok” diyenlerde “Korkacak çok şey var” diyenlerde kendi yaşadıklarından yola çıkarak bu ifadeleri kullanırlar.

      Kararlı iseniz ne zaman durmanız gerektiğine siz karar vermelisiniz. En azından bir çoğunun paniklediği bir olayı siz tecrübeniz sayesinde doğal karşılamışsınız.

      Hiçbir varlık kendi alanına müdahale edilmediği sürece zarar vermez. Büyü ile yönlendirilmeler, yaşam alanlarına zarar verilmesi, onları kötü etkileyecek enerji oluşturmak vs. dışında sorun olmaz. Sizdeki enerjiden dolayı gelenleri engellemek içinse yapılması gereken bazı uygulamalar var onları size site mail adresinden iletirim.

      Ancak doğum haritanızda ruhsal hassasiyetinizi negatif yönde artırıcı etkiler varsa (öncesi, öngörü, durugörü vb.) meditasyon ve astral seyahat çalışmalarına devam ettiğiniz sürece algılarınızdaki artış nedeni ile yaşayacaklarınızı normal karşılamalısınız.

      Düşünce şu olmalı “Daha önce hiç girmediğim bir ormana giriyorum, orada daha önce hiç görmediğim canlılar ve bitkiler görmem her zaman olasıdır. Yeni keşifler yapmak heyecan verici“.

      Şu da olmamalı “Acaba ormanda beni korkutacak bir şeyler görür müyüm? Korkar mıyım? Ya hiç bilmediğim bu ormanda kaybolursam?

  4. blank Merve dedi ki:

    Merhaba Emre Bey, ben çok küçük yaşlarından beri rüyalarımı kontrol edebiliyorum. Farkında olmadan 16
    yaşında ilk astral seyahatini yaptım. Evin içinde gayet bilinçli bir şekilde dolaştım. Fakat bu sırada insana benzeyen biriyle karşılaştım ve panikle uyanarak karabasan dönüştü. Bu süreç oldukça korkutucuydu. Sonrasında bu varlığın yakın takibine takıldım. Geceleri uykuya geçiş esnasında sürekli rüyama girmeye çalıştı
    Çeşitli dini desteklerle bu durumu atlattım. Aradan geçen 15 yılda bilinçsiz bir çok seyahatim oldu. Ve her seyahat sonrası karabasan olmasa da izleniyorum. Artık eskisi gibi korkmuyorum. Alıştığım için uzaktan rakipleri rahatsızlık vermiyor. Sayfanız benim bilinçsizce yaptıklarımı göstererek çok yardımcı oldu. Karantina da gezmek için en ideal yöntem

    1. blank E. Emre Sönmez dedi ki:

      Merhaba Merve Hanım.
      Korku duvarını aşmanız çok güzel. Kendinizi keşfettikçe daha verimli bir yaşam sürmenizi dilerim.

  5. blank nergiz dedi ki:

    merhaba bende bir karabasan olayı yaşamıştım uyuyordum rüyamda bir hayvan görmüştüm timsahtı onla arkaştık sonra uyundım yanımdada babam vardı duvardan bir boyut açıldı ve o timsah birden insana dönüştü insandı ama farklı boyuttan olduğu belli oluyodu biraz daha değişikti etrafta dolaşmaya başladı bana bakmıyordu görmüyordu sanırım ben hemen çığlık attım atabiliyordum ama babam bunu duymuyodu cimcik atıyordum yine bunu hissetmiyordu dua okudum kan ter içinde kaldım sonunda babamı uyandırdım ve o yok oldu acaba bu yaşadığım neydi karabasanmıydı yada cin miydi pek anlamadım çünkü hareket edebiliyordum cevap verirseniz sevinirim bu arada bu olayı 8 yaşımda yaşadım .

    1. blank E. Emre Sönmez dedi ki:

      Merhaba. Net bir şey söylemek zor. Karabasanı yaşanılan sıkıntılı durum, donup kalma, kaslarımızı kontrol edememe ve bedenimizin hareketsiz kalması olarak tarif edecek olursak bu kataleptik evreye girişimize rüyalar veya farklı varlıklar da neden olabilir. Tetikleyici sebebi ne olursa olsun “korku” dur. İzlediğimiz bir filmden kaynaklanan bilinçaltı etkisi, dinlediğimiz bir hikaye, stres ve kaygılarımız da sebep olabilir. Korku kontrolün kaybedilmesine neden olduğu için rüyalara etki edebilen diğer varlıklarda sebep olabilir.

  6. blank Zeyneb dedi ki:

    Merhabalar. Ben size azerbaycandan yaziyorum. Ben böyle olaylari arkadaşlarimla birlikdeyken yaşiyorum. Bazen sanki biri bize sesleniyormuş gibi sesler duyuyorum. Geçen seferde gece arkadaşimla birlikde bahçemizde oturoduk birden evin içinde camdan dumanli bişey sanki bizi gözetliyordu. Başda arkadaşim bana söylediyinde inanmamişdim ama sora gözlerimle gördum, ve bunlari ben yalnizken yaşamiyorum. Yalnizken geceleri sadece sesler duyuyorum. Yani gözume gözukmuyor. Acaba bunlar kara basanla alakalimidir? Yorumumu okuduğunuzda cevap verirseniz sevinirim

    1. blank E. Emre Sönmez dedi ki:

      Merhaba Zeynep Hanım. Selamlar Azeri kardeşlerimize.

      Karabasan olayı bireyseldir. Bedensel, psikolojik veya diğer varlıkların etkileri ile bedenin kataleptik evreye girmesi halidir. Yaşadıklarınız ruhsal hassasiyetiniz veya diğer varlıkların bir şekilde size etki edebilecek bir çıkış bulması ile ilgilidir.

  7. blank Ed dedi ki:

    Benim çoğu karabasan olayım rüya içinde rüya olarak başlıyor. O kadar çok oldu ki artık rüya içinde rüyaya geçmeden karabasan olduğunu fark edip, o korkuyla otomatik olarak bedenimi uyandırmaya çalışıyorum. Onları görürüm korkusu yüzünden de o süreci hiç sakince durup gözlemleyemedim.

    1. blank E. Emre Sönmez dedi ki:

      Doğum Haritasında Ruhsal Yetenek Konumları konusunu inceler misiniz. Yaşadıklarınızın büyük ihtimalle doğuştan aldığınız etkilerle ilgilidir.

      Nasıl Transa Geçilir? Derin Transa Geçiş, Alfa Teta Evresi Konusunda anlatılan çalışmayı yaparak kontrol sağlamaya çalışabilirsiniz. Bu çalışma ruhsal hassasiyetinizi daha fazla artıracaktır ancak gelişmeler sizin kontrolünüzde olacağı için süreci iyi değerlendirebilirseniz olaylar sizin denetiminize geçecektir.

  8. blank Gezgin dedi ki:

    Sitenizi yeni buldum. Psişiklerin hayatını ağlayarak okudum. Hep sadece ben mi böyleyim diye sorguluyordum. Eskiden herkesi kendim gibi sanıyordum. Sonra farkı farkedip cevremde güvendiğim insanlara anlattım.
    Ama baktım ki bu farklı bir durum. Yıllardır sıkıntılarla başetmeye çalıştım. Sonra üzerine gitme kararı aldım.
    Rüyalarımı kontrol ettim.
    2 3 kez astral seyahat başlangıcı oldu.
    Karabasan denen olaydan çok çektim.
    Ama sonra aynen dediginiz gibi olduğunu farkettim. O tarz durumlarda ruh beden uyumlanmasini sakince bekledim. Nerdeyse artık hiç o tarz olaylar olmuyor. Osa da korkutmuyor zaten. Artık takipcinizim. Şu kısacık oyun alanında esas gayemi keşfetmeye çalışarak yoluma devam ediyorum.
    Bu siteyi bulduğum gün yeniden doğduğum gün gibi oldu.
    Esen kalın

    1. blank E. Emre Sönmez dedi ki:

      Teşekkür ederim bu içten ve samimi sözleriniz için. Psişiklerin yaşamı çoğu zaman dram gibidir. Psişikler farkına varılamayan saklı cevherler gibidirler. Maddenin sürekli ön plana çıkarıldığı yaşam, psişiklere göre olmadığı ve bu yaşama adapte olmakta zorlandıkları için yaşamlarının büyük kısmı sıkıntılarla geçer. Kendilerini keşfedenler ve neler olup bittiğini farkedenler hayata farklı bir açıdan bakmaya başlarlar. Ne yazık ki hepsi bu imkanı bulmaktan çok uzaklar. Yaşadıkları sorunların adı zaman zaman psikolojik rahatsızlıklarla birlikte anılır. İçine düştükleri gerçeklik arayışından çıkamayanlar büyük bunalımlar yaşar. Çözüm diye dayatılmaya çalışılanlar ise durumu daha da vahim bir hale getirir.

      Bireysel deneyimleme ile yapılması gerekenin en iyisini yapmışsınız. Girdiğiniz arayış yolunda içinizdeki saklı cevherleri öncelikle kendiniz sonra da başkaları için yararlı olacak bir şekilde açığa çıkarmanızı dilerim.

  9. blank Erman Fıçıcı dedi ki:

    Geçen gece 3 kere başıma geldi aynı gecede ilkinde bir varlığı ögrdüm odamda gri dumansı, 2cisinde ellerimi slow motion hareket ettiriyordum bilincim açıktı ama bir boşluğun dibinde gibiydim yine gözlerim açıktı, 3. sünde ise tamamen bilincim acıktı ve biri benle konusuyordu sankı gelişimle ilgili bir öğütte bulunuyordu hala cevabını bulamadım
    Konu hakkında yardımınızı rica ediyorum

    1. blank E. Emre Sönmez dedi ki:

      Yazıda anlatılanları uyguladınız mı?

  10. blank nergis dedi ki:

    ben çok farklı yaşadım makalenizde yazdığınız gibi hareket edemedim bağırdım duyulmadı fakat bir süre sonra ayağımdam bir şey tutup beni odamın kapısına sürükledi aşağıda arkadaşlarım vardı seslendm ama duymadılar kapıyada vurdum beni sürükleyen şeyin yüzünü görmedim ne olduğuna bakmadım ve beni yatağa geri fırlattı 1dk snra yataktan kalktım ve boynumda izler vardı rüya olduğunu sanmıyorum yada halisinasyon ve mutfaktaki arkadaşlarım odamdan müzik sesi geldiğini söylediler ve müzik açık deildi

    1. blank E. Emre Sönmez dedi ki:

      Yaşadığınız duruma bilimsel yönden şu şekilde açıklama getirilebilir,

      Kataleptik evrede herşey yaşanmış gibi algılanır. Hipnoz altında olan birisine “elini şimdi çakmakla yakıyorum” dediğinizde o bölgeye sadece parmağınızı hafifçe dokundurursunuz ancak beyin o bölgenin yandığı gerçeğini kabullendiği için büyük bir acı duyar ve o bölge şişer. Gerçekte sadece parmağınızı dokundurdunuz oysa O’nun dünyasında gerçekler bambaşkadır. Olduğuna inandığı şey gerçek olur.

      Farklı açıdan ele alacak olursak,

      Bir komşumuz vardı, gece herkes uyuduğunda evinden çıkar gider, sabah ezanı okunduğunda kendisini dikenlerin içerisinde bulurdu. Bu olaylar yaşandığında şunu söylerdi “Dün gece düğünleri vardı, beni düğüne götürdüler”

      Eğer bir müdahale varsa müdahalenin kaynağı bulunmalı. Korku mu? Korku filmi mi? Evde değişen bir şeyler mi oldu? Farklı ne oldu da böyle bir şey yaşandı?

  11. blank Sebnem dedi ki:

    Merhabalar,
    Telepati konusunu arastirirken sitenize denk geldim ve yazılarınızı buyuk dikkatle okudum. Bircok da not aldim, emekleriniz icin tesekkur ederim.
    Benim merak ettigim soyle bir sey var; ben agnostigim ama dunya disi, farkli boyutlardaki varliklara inaniyorum. Cin diye tabir edilen varligin verdigi rahatsizligi bazen fazlasiyla hissediyorum. Hatta soyle ki; bazi zamanlar yatakta uykuya gececekken farkli (kotu) titresimler aliyorum ve anliyorum. O gece ruyamda gorecegimi biliyorum
    Normal ruya gorurken, bir anda o kisinin artik o olmadigini anliyorum. Farkli bir sey yapmıyor ama yine o kotu titresimi, hissi aliyorum ve uyanmak icin kendimi zorluyorum. Bunun ne zaman basladigini da biliyorum sanirim. Ama bunu nasil sonlandiracagim hakkinda bilgim yok. Dualara inanmadigim icin sanirim bende bir etkisi olmuyor. Bununla ilgili yapilabilecek baska bir sey var midir ? Meditasyonla ilgileniyorum, aurami guclendirmek icin de calisiyorum ama bunların daha cok basindayin.
    Fazlasıyla uzattim farkindayim 🙂 Beni yonlendirebileceginiz bir yontem var midir ?

    1. blank E. Emre Sönmez dedi ki:

      Merhaba Şebnem Hanım, rica ederim yararı olmuşsa ne mutlu. Yıllar önce yazdığım bir yazıydı eminim çok sayıda hata vardır, çok fazla dokunmadan yayınlamıştım.
      Estafurullah uzatmadınız bende ilgiyle okudum.

      Dualaraın etkisi sadece inançla ilgili değil. Bu konuda Ruh’un asıl kaynağı ile meydana gelen telepatik etkileşim dışında, iki yönlü etki daha vardır. Birincisi inanırsınız ve plasebo etkisi gibi etki gösterir hangi sebeple okuyorsanız o yönde etki alırsınız. İkincisi frekans etkisidir. Her harfin, kelimenin, cümlenin ve düşüncenin hatta imajinasyonun bir frekans etkisi vardır. Ortaya çıkan titreşimler beraberinde etki de meydana getirirler. Bu konuda Dr. Masaru Emoto’nun su kristalleri üzerinde yapmış olduğu çalışmaları bilirsiniz, mekanizması ona benzetilebilir. (Konu sonunda da farklı bir link mevcut https://www.parapsikoloji.net/telepati-ve-nesneler-uzerinden-aktarim/ ) Dua konusunda isterseniz deneme yapabilirsiniz. Abdest konusunu da temizlenme ve topraklanma, negatif enerji atımı ve auranın düzenlenmesi olarak ele alabilirsiniz.

      Asıl önerdiğim çözüm dualar değildi. Konu içerisinde de bahsettiğim gibi olayların başlaması korku ve panikle hakimiyetin kaybedilmesidir. Bunu şu şekilde düşünün. Birisi her gün yanınıza gelip sizi korkutuyor. Ancak ne zaman ve ne şekilde geleceğini bilmiyorsunuz. Burada korkunun meydana gelmesinin nedeni “bilinmeyenler” dir. Bir süre sonra bu yaşananlar size korku vermeyecektir çünkü bilinmeyenler parça parça bilinir hale gelecek ve bilinen çok boyutlu tecrübeler bütünü oluşacaktır. Sorunlu olabilecek kısmı bilincin madde düzeyinde değil ruhsal düzeyde açılıyor olması. Çok fazla aşinası olunmayan boyutta bu tarz bir sorun yaşamak bilmediğimiz bir yerde nerede olduğumuzu bulmaya çalışmak gibi bir durum.

      Etkiye sebep olan bir Cinde olsa yaşanan olay bizim sahnemizde gerçekleşiyor. Konuyu tekrar gözden geçirirseniz pasif direniş etkisinden bahsetmiştim. Mekanizma basit işliyor ama bilinmeyen bölgede herşey karmaşık geliyor. Korku+Panik=Kontorlü kaybetme. Olay olduğunda pasif kalın, müdahale etmeyin, sadece izleyin hatta bu durumu fırsata dönüştürün; asral seyahate çıkış için güzel bir fırsattır. Meditasyonda ilerlediğinizde alfa+teta seviyelerinde benzer durumları yaşayabilirsiniz. Konuya heyecan ve yeni edinimler olarak bakın.

error: Korumalı İçerik!