Soru Sor

Parapsikoloji hakkında soru sor, merak edilenler, bilinmeyenler

Soru Sor

Parapsikoloji ve parapsikoloji ile ilgili aklınıza takılanları, yaşadığınız ve anlam vermekte zorlandığınız konuları bu sayfa altında sorabilirsiniz.

Sorularınızı öncelikli olarak ilgili makalelerin altında sormaya özen gösteriniz. Bu şekilde sürekli tekrar eden benzer sorular ortaya çıkmamış olacaktır.

BİR YORUM YAZIN

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 1003 YORUM
  1. blank Real dedi ki:

    Merhaba sorum klasik olucak ama merak ediyorum birini sürekli düşünmek karşılıklı mi aslında o bizi düsundugu için mi sürekli aklımıza geliyor öyle olmasa bile sürekli dusunmeyle karşıdaki insanla bağ kurup onu etkileyebilirmiyiz

    1. blank E. Emre Sönmez dedi ki:

      Merhaba. Bu çok boyutlu bir durum. Anlık astrolojik bir etkileşim de olabilir veya taraflardan birinin düşünmesi ile arada bir bağlantının kurulması ile de olabilir. Ama mutlaka bir tetikleyici olur. Bilinçaltı, hatıralar, duygular, astrolojik etkiler… Biri start verdiğinde diğeri de doğal olarak etkilenir.

  2. blank Erdem99 dedi ki:

    Merhabalar, biyokinezi çalışmasında mesela göz rengimizi mavi yapmak istiyoruz diyelim. “Şuan gözlerim mavi” şeklinde mi düşünmeliyiz yoksa “Gözlerim git gide maviye dönüşüyor” şeklinde mi düşünmeliyiz?

    1. blank E. Emre Sönmez dedi ki:

      Merhaba.
      “Şu an gözlerim mavi” sözü mutlu olmadığını halde “mutluyum” demeye benziyor. Şu an gözleriniz mavi değilse bunun bir karşılığı olmayacaktır.
      Yaptığınız çalışma ile maviye döneceğini belirten sözler daha uygun olacaktır. Çalışma ilerledikçe cümleleri güncelleyebilirsiniz. “Gözlerimdeki mavi tonlar koyulaşıyor”, “Her gün gözlerimdeki mavilik artıyor” gibi. Cümleler çalışmanıza paralel olmalı. Veya “Gözlerimin mavi olmasını istiyorum, bu istek gözlerimdeki pigmentleri etkileyerek mavi tonların ağırlık kazanmasını sağlıyor.” tarzı cümlelerle başlangıç yapılabilir.

  3. blank Elif B. dedi ki:

    Merhabalar. Yaşadığım sıkıntının hiçbir yerde cevabını bulamadığım için sizlere danışmak istiyorum. Ben yaklaşık 12 sene kadar önce biyokineziyi duydum ve uygulamaya başladım. 1 hafta kadar devam ettirdim ve gözlerimin renginde bir miktar açılma oldu. Yakınlarım da fark edip bana söylediler. Şuan o değişim hala kalıcı. Nasılsa yapabiliyormuşum diye düşünüp bir süre ara verdim.Lakin aradan zaman geçti ve ben daha fazla ilerletmek istediğim zaman asla o zamanki kadar hızlı ve fark edilir bir değişim gerçekleştiremedim. 12 sene boyunca belirli aralıklarla sürekli denedim. Ama bir türlü başaramadım. Bunun bana verdiği çok ciddi bir sıkıntı ve baskı var çünkü o değişimi tekrar elde etmek ve istediğim sonucu almak istiyorum. Yazılarınızı forumları çok araştırdım denedim ama bir türlü o zamanki dönüşümü gerçekleştiremedim. Aradan geçen 12 sene benden ne götürdü çok merak ediyorum. Bu sıkıntım hakkında bana bir tavsiyeniz olur mu?

    1. blank E. Emre Sönmez dedi ki:

      Merhaba.
      O anki ruh halinizde şu an aynı değil. O anki metabolizmanızla şu anki metabolizmanız da aynı değil. Daha ayrıntıya inecek olursak astrolojik etkilerde de aradan geçen 12 yıl boyunca büyük değişimler olmuştur.
      Sürekli değişim ve dönüşüm halindeyiz. 12 yıl önce yakaladığınız ruh halini, motivasyonu ve etki gücünü yeniden yakalamanız gerekir. Öncelikle o günlerdeki ortamınız, düşünce yapınız, ruh haliniz, motivasyonunuz, odaklanma gücünüz ve diğer etkenleri düşünün. Aradan geçen zamanda hangileri değişti onları bulmaya ve eksikleri gidermeye çalışın. O dönemdeki ruh halini yakalayabilirseniz kaldığınız yerden devam edebilirsiniz.

  4. blank Kayra dedi ki:

    Merhabalar, biyokineziyi defalarca yapıp başarılı sonuçlar almış bu konuda çok profesyonel olan birisi bir gün içerisinde yüzünde istediği değişikliği yapabilir mi?

    1. blank E. Emre Sönmez dedi ki:

      Merhaba.
      “Profesyonel” ifadesi bu konuya ne kadar uyar bilmiyorum. Bu durum, profesyonel olmaktan çok yüksek motivasyon ve odaklanma gücü ile ilgili çünkü.
      Şu şekilde düşünün,

      Sizin için çok değerli olan bir yakınınızın belki aşık olduğunuz insanın acil yardıma ihtiyacı olsa ve o an sizden başka yardımcı olacak kimse olmasa, hayatı size bağlı olsa nasıl bir ruh haline ve enerji formuna bürünürsünüz? Siz de ne gibi değişimler meydana gelir? Metabolizmanız nasıl çalışır? Belki onu kurtarmak için normalde kaldıramayacağınız bir ağırlığı kaldırmanız gerekse veya suya dalıp onu çıkarmanız gerekse mevcut enerjinizi sonuna kadar kullanmaz mısınız? Enerji, bedeninizden taşmaz mı?

      Bu gibi durumlarda enerji boyutunda büyük değişimler yaşarız. O an zaman durur ve tek odağımız sevdiğimiz insanı kurtarmak olur. Bu o kadar büyük bir odaklanmadır ki enerjimizin kat kat üzerinde bir enerji ile mücadele ederiz. Normalde yapmayacağımız/yapamacağımız şeyleri yapabiliriz.

      İşte bu enerji akışını normal yaşamımızda da her istediğimizde yapabilirsek, biyokinezi ile de istediğimiz değişiklikleri yapabilecek potansiyele sahip olabiliriz.

      Farklı bir bakış açısı sunmak adına şu örneği de verebiliriz.

      Hipnoz altında bir insana “eline kızgın demir dokundurdum” deyip parmağınızı eline dokundursanız, dokundurduğunuz yer kızarıp su toplamaya başlar. Bu örneği hipnozla derin transa girmeden de yaşayabilirseniz istediğiniz an istediğiniz değişimi yapabilecek potansiyeli de yakalamış olursunuz.

  5. blank Erdem99 dedi ki:

    Merhabalar, durugörü ile gördüğümüz görüntüler hayalimizde mi canlanır yoksa gözümüzü kapattığımız zaman gördüğümüz siyah yerde mi görüntüler görünür? Umarım anlatabilmişimdir. Yine de şöyle bi örnek vereyim; Eğer gözümüz açıkkende durugörü yapabiliyorsak görüntü hayal mekanizmasında canlanıyordur ama konuya çok hakim değilim size sormak istedim. Şimdiden teşekkürler

    1. blank E. Emre Sönmez dedi ki:

      Merhaba.

      Farklı kullanıcı adları ile sorular sormanıza gerek yok, tümüne müsait olduğumda cevap veriyorum.

      Eğer durugörü yeteneği yoksa görüntü o ana kadar bilinçaltında biriken malzemeler kullanılır. Durugörü yetene olan insanların gördükleri gerçektir. Bu yeteneği kontrol edebilenler bilinçli olarak ta istediklerini veya düşündükleri ile bağlantılı şeyleri gerçekte de görürler.

      Buna da hipnozdan örnek vereyim. Daha önce Mısır piramitlerine hiç gitmemiş bir insana hipnoz altında iken “şimdi Mısır’ın en büyük piramidinin yanına git” şeklinde bir cümle kurduğunuzda bilinçaltında varolan görüntü ve bilgileri derleyerek bir sahne canlandırır ve bu sahneye uygun şeyler görerek cümleler kurar. Gerçekte orada değildir.

      Durugörü yeteneğine sahip bir insan ise bağlantı kurduğu herşeyi birebir görebilir.

  6. blank E. Emre Sönmez dedi ki:

    Hiçbir yönteme ve tekniğe bağlı kalmayın. Teknikler ve yöntemler sadece örnektir ve yolun karşı tarafını gösterir. Oradan geçmek için kendi içsel yöntem ve tekniklerinizi geliştirmeniz gerekir. Konunun en önemli noktası bu kısmıdır, çözeceğine inanıyorum.

  7. blank Unkown dedi ki:

    Telepati yaparken, 5-10 kere normal nefes alip kendimi sikarak nefes veriyorum ve ayak tabanlarimda enerjiyi hissettikten sonra sizin imajinasyon kurallarıyla karşı tarafa iletim yapıyorum ama bir sorunum var yani tam kavrayamadığım ( bu arada ayakta yolda yürürkende böyle yapıyorum ) : her zaman son nefesimi verirken imajınasyon yapıp ıletimi sonlandırıp, enerji kesip başka bir şeye yöneliyorum. Sorum şu bana sanki son nefesi verirken bütün herşeyi söylemezsem, trance halinden çıkıp iletim gitmiycek gibi oluyorum karşı tarafa, 5-10 nefesten sonra imajınasyon ve iletim sırasında hala nefes alıp verirken iletimi kurgulayabilir miyim ? Yoksa son nefesi verirken her şeyi kurgulayıp iletmeliyim ? Cevap verebilirseniz çok memnum olacağım. 🙏🏻

  8. blank Erdem99 dedi ki:

    Merhabalar, biyokinezi konusunda başarıya ulaşamayan kişilerin söylemlerine karşılık genetik yapının ve dna’nın biyokinezide bir takım engeller oluşturduğunu savunduğunuzu farkettim. Ama bazı yazılarınızda ise biyokinezi ile istenilen her türlü değişikliğin yapılabilir sınırların sadece madde boyutunda olacağını söylemişsiniz. Benim merak ettiğim şey; genetik yapı ve dna neden biyokinezide engel oluştursun?

    1. blank E. Emre Sönmez dedi ki:

      Merhaba. Sorunun ilk kısmını tam olarak anlayamadım ama anladığım kadarı ile asıl sormak istediğiniz kısmı cevaplamaya çalışayım.

      Göz rengimiz, boyumuzun uzunluk ve kısalığı, kolay kilo alıp verebilmemiz, burnumuzun şekli vs. bir çok unsur genetik yapımızla ilgili. Bunlar kodlar halinde nesilden nesile aktarılırlar bu kısmı zaten sende biliyorsun. Biyokinezi ile ilgili olan kısmı ise istediğimiz değişiklikleri yapabilmek için öncelikle bu kodlarda bir değişiklik olması gerekir. Boya fırçasında sarı renk olduğu sürece tuvale onu ne kadar sürersen sür her zaman sarı renk ortaya çıkar.

      Yazdığım yazılarda gözlemlediğim örnekleri verdim. Bir başkasının yüzündeki ben hoşuna gider, o kadar çok ister ki bir benzeri kendi yüzünde de çıkar. Buradaki mekanizması yapay olarak işlettiğimizde gerçekten biyokinezi yapabiliriz. Aşılması gereken nokta ise genetik unsurlar ve kalıtımla ilgili bilgilerin saklandığı DNA’lardır.

  9. blank Erdem99 dedi ki:

    Merhabalar, biyokinezi ile vücudumuzda sadece şekil değişikliği mi yapabiliriz yoksa sonradan da oluşturmak istediğimiz bir şeyi oluşturabilir miyiz? Örneğin boyumu uzatmak istiyorum diyelim bunun için biyokinezi çalışması yaptığım zaman vücudum kemik üretir mi?

    1. blank E. Emre Sönmez dedi ki:

      Merhaba.

      Biyokinezi Kategorisi

      Buradaki konularda ayrıntılı bir şekilde açıklamaya çalıştım. O kadar yoğun ve güçlü bir düşünce ortaya çıkmalı ki genetik yapımız ve DNA’mız etkilenebilsin. Öncelikle bedenimizi etkileyen mekanizmaların etkilenmesi gerekir.
      Çünkü uyun veya kısa boy genetik yapımızla ilgili. Oradaki kodlar değiştiğinde değişiklik süreci de başlayacaktır. Bu tür bir çalışma da çok boyutlu bir çalışma gerektirir. Sözlü telkinler, imajinasyonlar, oto hipnozlar, derin trans yöntemleri… Ve gerçekten işe yaraması için de bunu sizin başarmanız gerekir. Bunu yapabilecek bir makine yok, sizdeki sistemi değiştirebilecek size birebir hitap edebilecek benzerlikte başka bir çalışma sistemi mümkün değil. Kendi iç dünyanızdaki dinamikleri keşfedip onları harekete geçirmeniz gerekir.

  10. blank Atilla dedi ki:

    Merhaba Emre bey Benim telepati yeteneğim çok güçlü ama bu yetenek bana bir sorun çıkarıyor.O sorunda şu ; Ben işim gereği insanlar hakkında çok plan yapıyorum bu yaptığım plandan ötürü insanlara bir çeşit telepatik ileti yolluyorum sanırsam ve insanlarda onların hakkında plan yaptığımı anlıyorlar.Ya da mesela iş arkadışım bana bir şey dedi ve bende ona gıcık oldum ama gıcık olduğumu ona belli ettirmediğim halde sanki ona gıcık olmuşum gibi davranıyor bunun sebebini ben Telepati yetenğim olduğunu düşünüyorum.Telepati yeteneğimi seviyorum ama bu yeteniğini istediğim zaman karşı tarafa duygu ve düşünce iletisini nasıl engelleyebilirim

    1. blank E. Emre Sönmez dedi ki:

      Merhaba. Düşüncelerimiz kontrol edilmediğinde ortaya çıkan her akım eyleme dönüşebilir. Sanırım siz biraz bunu yaşıyorsunuz.
      Kötü tarafı şu bu tür durumlarda üzerine gittikçe güçlenir, pasif kalıp dikkatinizi başka yöne çektiğinizde zayıflar. O yüzden bildiğimiz anlamda mücadele etmek bir işe yaramaz.
      Dikkate almayın, umursamayın, zihninizde “varsaydığınız” düşüncenin güçlenmesine neden olabilecek düşünceler üretim onları beslemeyin.

      Şu konuya bakmanızı öneririm.
      Düşünce ve Sözler Oluşları ve Geleceği Nasıl Etkiler?

  11. blank Yaren dedi ki:

    Merhaba ben dün Yüksek beta frekansınızı dinledim sınav için. Fakat bugün kendimi kötü hissediyorum. Sanki hiçbir şey gerçek gelmiyor. Ve hareketlerimi kontrol edemiyorum. Düzelmem için ne yapmalıyım kafayı yiyormuş gibi hissediyorum Acil yardımmm

    1. blank E. Emre Sönmez dedi ki:

      Merhaba.

      Tüm yapay frekanslar için özellikle uyarı ekledik. Yapay beyin dalgaları uzun süreli dinlenmemeli, önemli bir sebep olmadığı sürece dinlenmesi uygun değildir, Epilepsi hastaları yapay beyin dalgaları dinlememeli.
      Eğer sorun yaşamışsanız tekrar dinlemeyin. Youtube’ye yüklenen parçalar sadece https://www.parapsikoloji.net/category/beyin-dalgalari/ linki altındaki konulara örnek olması için eklendi.

      Eğer uzun süre dinlediğiniz için böyle bir sorun yaşamışsanız, günlük yaşamınıza devam edin. Dinlenin, sosyal aktivitelerde bulunun. Sorun devam ederse doktorunuzla görüşün.

      Genelde bu tür yapay beyin dalgaları yüksek sesle veya uzun süreli dinlendiğinde baş ağrısı, dikkat kaybı veya algı sorunları yaşanabiliyor. Bir süre sonra geçer ama siz gene de kendinizi gözlemlemeye devam edin.

  12. blank Erdem99 dedi ki:

    Merhaba, durubiliş veya durusezi hangisi emin değilim, bunlardan birini yaparken gelen cevap kendi düşüncemiz olarak geliyor olabilir mi? Yani cevabı sanki dışardan almıyoruz da kendimiz arzulu bir şekilde düşünüyoruz bundan dolayı gelen cevabı kendi fikrimiz kendi düşüncemiz zannedip es geçiyoruz?

    1. blank E. Emre Sönmez dedi ki:

      Merhaba. Evet bu her zaman muhtemeldir. Bilinçaltı nasıl programlanırsa o şekilde çalışır.

  13. blank Mehir dedi ki:

    Merhaba benim internetten konuştuğum çok sevdiğim biri vardı fakat çok kötü şeyler yaşamıştı intihar etmek istiyordu ve bu yüzden tartışmıştık birdahada kendisine ulaşabileceğim hiç bir yer bulamadım öldüğünden eminim çünkü hiç bir iz yok ona ulaşabilnem mümkün mü bu şekilde çünkü yıllardır aklımdan çıkmıyor ve kafayı yediğimi düşünüyorum artık . Bir çok sorum cevapsız ve canım yanıyor ciddi anlamda.

    1. blank E. Emre Sönmez dedi ki:

      Merhaba. Olumsuz düşünceler taşımayın lütfen.
      Her bir kağıda “sana ulaşmak istiyorum, seni görmek istiyorum, senden bir haber almak istiyorum” şeklinde sizin için güçlü olduğuna inandığınız cümleler yazın. Hangi cümleleri yazdığınızda içinizdeki duyguları tam olarak yansıtacaksa onları yazın. Bu çalışma onunla bağlantı kurmanız için gerekli yoğunluğu oluşturacaktır. Ancak bu durumun yaşamınızı olumsuz etkilemesine izin vermeyin. Kağıda yazın ve bir kenara bırakın. Tekrar o konuya dönmeyin.

  14. blank Sakura dedi ki:

    Yıllardır görüşmediğim ve lise dönemimde çok sevdiğim ve bana hep takılan bir arkadaşımın ölüm haberini 2 gün sonra gazeteden öğrenmiştim. Tam 2 gün önce ise kendisi birden aklıma gelmişti. Belki de öldüğü an aklıma geldiğini düşünmeme neden olan bu olay telepatiyle mi açıklanabilir, yoksa hislerimin kuvvetli olmasıyla mı? Telepati ise onun dünyaya yaydığı sinyalleri onunla bağım kopmadığı için ben mi yakaladım? Yoksa bana özel mi yaydı o sinyali? Yani onun da benimle bağı kopmamış mıydı? Bu konuda düşüncelerinizi öğrenebilir miyim? Teşekkür ederim.

    1. blank E. Emre Sönmez dedi ki:

      Başınız sağolsun.

      İki insan arasında olumlu veya olumsuz anlamda ruhsal bir bağlantı kurulmuşsa (anılar, sevgi, aşk, kırgınlıklar, nefret vb.) bu bağlantı kolay kolay kopmaz. Hangi durumlarda tetiklenir? İkinizden biri hatırlar ve eski hatıraları zihninden geçerirken yoğun duygular yaşarsa bu bir şekilde karşı tarafa da ulaşır. Aklınıza gelen arkadaşınızın biraz sonra sizi araması veya sokağı dönünce karşılaşmanız gibi. Sizin o sinyalleri alabilmeniz için de aranızdaki bağın bir şekilde devam etmesi veya belli hassasiyetlerinizin olması gerekir. Bir şekilde bu bağlantıyı tetikleyen unsurlar olur. Hatıraların canlanması, arkadaşınızın acı çekmesi, kaza yapması, travma yaşaması, çok mutlu olması gibi. Ayrıntılara inecek olursak insanlar bu boyuttan ayrılmadan bir süre önce aslında onların yaşam enerjileri kesilir. Bu kesilme anından dolayı da hissetmiş olabilirsiniz. Hatta ruhsal hassasiyetleri yüksek insanlar bu kesintileri farkederek kimlerin bu boyuttan ayrılacaklarını da algılayabilirler.

      Sizin algılamanız tam olarak hangisi ile ilgili bunu anlamak zor ancak bir şekilde aranızdaki bağlantı tetiklenmiş.

  15. blank adem bostan dedi ki:

    merhaba benim hastalığımın ismi bi polar duygu durum bozukluğu yaklaşık 4 yıldır ilaç tedavisi görüyorum serex adlı ilacı almadan uyursam sürekli rüya veya nasıl anlatsam bilemiyorum ama beynim durmuyor gözlerim kapalı ama ortamda sanki hiç uyumuyomuşum hissi ile kalkıyorum beynim çok yorgun oluyor serex ilacını aldığım zaman ise çok rahat uykuya dalıyorum ve uyuyabiliyorum kalkınca ise çok iyi dinlenmiş hissediyorum kendimi.konusunda uzman birisiyle konuştum beyin sisimin olduğunu söyledi ve dmt kullanmamı tavsiye etti.namaz oruç ve özel zikir dersi ile günlük olarak meşgul oluyorum.güvenlik memuruyum haftanın iki günü gece 12 saat nöbetlerim oluyor.dmt kullanmalımıyım nerden tedarik edebilirim psikiyatri dokturuma dmt kullanmak istediğimi bildirmelimiyim kafam iyice karıştı.yardımcı olursanız sevinirim bu arada çocukluğumdan beri gelen ve şuanda az da olsa devam eden üçharfliler tarafından sürekli rahatsız ediliyorum ama onlara alıştım gibi yardımlarınızı bekliyorum

    1. blank E. Emre Sönmez dedi ki:

      Merhaba. Lütfen doktorunuzla görüşmeden adım atmayın.

1 9 10 11
error: Korumalı İçerik!